gidişinin ardından tamı tamına 43.2 saniye geçmişti ki, eskiden senin eşyalarının bulunduğu eski, ahşap, mis kokulu dolabının önünde anlamsızca dikilmeye başlamıştım. uykusuzluktan göz pınarlarım kurumuştu. lan yoksa ağlamaktan mı kuruyordu bunlar. üzüntüden ne diyeceğimi bilemedim sevdiceğim. tam 52 saniyedir aralıksız resul balay'ın efsane eseri olan, yalnızların tek arkadaşı kerpiç kerpiç üstüne'yi dinliyorum.
biliyorum sen şimdi yoksun. ha siktir kapı çaldı. "sevdiceğim döndün mü lan yoksa?" diyerek kapıya koştum.
- ya süleyman, şarz aletim kalmış. versene şarzı. yenisi 3 lira. boşuna aldırma bana yenisini.
+ al sevdiceğim, al ve siktir git burdan bir daha da gelme. resul ile beni yalnız bırak. yalnızlığımda boğulmak istiyorum.
- ne dion be manyak?! ver şunu.
ya işte böyle sevdiceğim 2. gidişinin ardından tam 15 saniye geçmişti ve ben hala sensiz nasıl yaşadığımın farkına varmakla, nasıl intihar edeceğimi düşünmek arasında gidip gelen bir salıncak misali, anasının koynunda uyuyan bebek huzuruna nasıl ulaşabileceğimi düşünürken, cümlenin başını unuttum bebeğim. lütfen. artık siktirip git hayatımdan.
- süleyman ben hala burdayım. ayakkabımın bağcığı çözülmüş onu bağladım. hadi kendine iyi bak.
hay anasını sikeyim böyle işin sevdiceğim. bi terkedilmiş hüznü yaşatmadın. allah belanı versin emi
ay cok sukela sadasdadasd
YanıtlaSil